ÖNSÖZ

Bu eser, ilk baskısı 1987 yılında çıkan “Temel Jeolojik Harita Bilgisi ve Uygulamaları” isimli kitabın genişletilerek hazırlanmış üçüncü baskısıdır.

Jeolojik harita ve kesitler, yerbilimleri araştırmalarında önemli bir yer tutar. Bunun nedeni arazinin üst yüzeyi ve altına ait jeolojik yapının, açık ve en sade bir şekilde jeolojik harita ve kesitler üzerinde gösterilebilmesindendir. Öğrenim ve mesleki arazı çalışmaları sırasında jeolojik haritaların önemi de buradan ileri gelmektedir. Esasında bunlar bir bakıma jeolojik arazı çalışmalarının da özüdür. Haritalarda işlenen konu ağırlıkları, detaylar bir diğerine göre farklı olabilir, ancak ister temel jeolojik etüdlerle ilgili, ister maden yatakları, mühendislik jeolojisi vb ile ilgili bulunsun, haritaların hazırlığı, kullanımı ve yorumunun doğru şekilde yapılması zorunludur. Bu ise iyi bir jeolojik harita bilgisi ile ancak mümkündür. Diğer yandan üniversitelerimizin yerbilimleri bölümlerinde mesleğe hazırlık devresinde bulunan öğrencilerin, jeolojik haritalarla ilgili çizim tekniklerini öğrenmesi; haritalama yöntemi ve yorumlarının temel kurallarını iyi bilmesinin tartışılmaz önemi de ortadadır. Ancak, buna karşılık ülkemizde öğrencilerimizin her fırsatta yararlanabileceği, jeolojik haritalara yönelik yeterince sayıda Türkçe eserin bulunduğunu söyleyebilmek ne yazık ki mümkün değildir. Elbetteki elinizdeki eserin, jeolojik harita ve kesitlerle ilgili her türlü konuyu ve uygulamayı eksiksiz şekilde en geniş detaylarla kapsadığı hiçbir şekilde söylenemez. Sadece bu konudaki eksikliğin giderilmesine bir katkı sağlayabileceği düşüncesiyle hazırlanmaya çalışılmıştır.

Üzerinde yaşadığımız yeri bizlere tanıtmaya çalışan, ondan en iyi şekilde yararlanabilmek için, yerle ilgili çeşitli bilim ve teknikleri öğretmeye çalışan jeoloji bilimi, yerkabuğundaki tüm iç ve dış kökenli doğa olaylarını bağlı oldukları yasalarla ortaya koyar. İyi bir jeoloji mühendisi, bilim ve tekniği bir arada kullanabilmeyi başarmalı ve arazide karşılaşabileceği her türlü jeolojik olay ve yapıyı en seri şekilde üç boyutlu olarak değerlendirerek en doğru ve insanlığa en yararlı sonuca gidebilmelidir. Jeolojik haritalar, arazi üzerindeki kayaçların dağılımlarını, çeşitli jeolojik olay ve yapıları gösterirler. Sahada yapılan gözlem, ölçüm veya elde edilen diğer bilgiler, doğrudan jeolojik haritalar üzerinde özel işaret veya semboller yardımıyla gösterilerek temsil edilir. Bu haritalar, jeoloji mühendisleri tarafından bizzat arazide yapılan çalışmalar sonucu hazırlanır. Bunlar, sadece yerkabuğunu oluşturan kayaçların yer yüzeyindeki dağılımlarını ve yapılarını bize göstermekle kalmaz, aynı zamanda yeraltı durumları hakkında da önemli bilgi elde etmemize yardımcı olurlar. Bu haritalardan yararlanılarak hazırlanan jeolojik kesitler, kayaçları düşey düzlemde göstermemize ve bu ortamda incelememize imkan sağlar. Bunlar, yeraltı yapısı hakkında; örneğin kayaçların yer altı durumları, fay, kıvrım veya diğer tüm yapıların yeraltındaki durumları hakkında bize önemli bilgiler sağlar. Bu kesitler, önceden hazırlanmış jeolojik haritalar üzerindeki belirli güzergahlar boyunca, düşey enine kesitler alınarak hazırlanmaktadır. Yeraltı kesitleri bizlere petrol, maden, kömür, endüstriyel hammadde vb araştırmalarda veya mühendislik jeolojisi gibi çalışmalarda önemli kolaylıklar ve ekonomik faydalar sağlamaktadır. İyi bir yeraltı jeolojik yapısını öngörebilmenin yolu, eksiksiz ve doğru çizilmiş bir jeolojik haritadan geçmektedir.

Jeolojik haritalarda önemli yer tutan kayaçların büyük bölümünü, tortul kökenli tabakalı kayaçlar oluşturur. Bunlar çökel havzalarında çoğu kez uyumlu ve yatay olarak çökelirler, daha sonra geçirdikleri tektonik deformasyonlar sonucu yataylılıklarını kaybederek çoğu kez eğimli, kıvrımlı veya kırıklı hale gelirler. Tabaka (katman), tabakalanma gösteren tüm kayaçlar için kullanılan genel bir kavramdır. Her ortamda oluşabilmesi bakımında da sedimantasyonun ilk biçimidir. Genel bir tanımla “tabaka”, belirli özelliklere sahip tortul malzemeden oluşan, alt ve üstündeki diğer oluşuklardan tabaka yüzeyleri ile ayrılan en küçük ve temel kaya birimidir. Harita ve kesit uygulamalarında, tabakalanmaya ve bunların deformasyonları sonucu gelişen kırıklı ve kıvrımlı yapılara çok geniş bir şekilde yer verilmiştir. Kitap içerisinde yer alan uygulamalarda tabaka kavramının önemi de buradan ileri gelmektedir. Jeolojik haritalar, çalışılan sahanın aynı zamanda jeolojik ve tektonik yapısının aydınlatılmasına da yardımcı olurlar. Arazide, bu haritaların yapılması sırasında mutlaka ilgili saha topografik haritasının hazır bulundurulur. Jeolojik harita üzerinde yer alacak bilgiler, öncelikle topografik harita üzerine işaretlenir. Bu haritalar, akademik açıdan olduğu kadar yerkabuğundaki ekonomik maden yatakları ve endüstriyel hammaddelerin aranması ve yanısıra baraj, tünel, yol, heyelan, deprem vb. gibi çeşitli mühendislik jeolojisi hizmetlerinin de vazgeçilmez temel araçları arasında bulunur. Bu çalışmaların çoğunluğunda jeoloji mühendisleri arazide yaptıkları incelemeleri, elde ettikleri verileri jeolojik haritalarda gösterirler. Bunlar üzerine işlenen kayaç dağılımları ve her türlü jeolojik olay ve yapı, ya doğrudan yerkabuğunun en üst yüzeyindeki kayaçlardan ölçüm ve gözlemler yoluyla elde edilir veya yeraltına yapılan sondajlardan, kömür ve maden ocağı galerilerinden veya topografik harita, hava fotoğrafı veya uydu görüntüsü gibi kayıtlardan yararlanılarak sağlanır. Bu işlemler esnasında arazi yüzeyindeki kayaçlarda bulunan düzlemsel ve çizgisel yapılar dikkatli bir şekilde jeolog pusulası ile ölçülür ve harita üzerinde ilgili yerlerine işlenir. Ayrıca stratigrafi, paleontoloji, yapısal jeoloji, sedimantoloji, gibi temel jeolojik bilgiler veya mühendislik jeolojisi, maden yatakları gibi uygulamalı jeolojiyi ilgilendiren ölçüm ve gözlemler bu haritalarda değerlendirilir.

Şüphesiz ki jeolojik haritaların hazırlanması veya en iyi şekilde yorumlanabilmesi, meslekte uzun yıllar bizzat arazi deneyimleri ile kazanılacak pratiklerle daha da güçlü ve sağlıklı olacaktır. Ancak geleceğin mühendislerinin üniversite öğrenimleri esnasında, jeolojik harita bilgisi ile ilgili temel özellikleri zamanında öğrenmesi ve mesleğe atılmalarında doğrudan üretken olmaları, verilen eğitimin de asıl amacıdır. Elinizdeki eser, yerbilimleri eğitimi gören öğrencilerin gereksinim duyduğu bu konudaki Türkçe kaynak ihtiyaçları göz önüne alınarak hazırlanmıştır. En basit jeolojik kurallardan daha karmaşık jeolojik harita ve çizimlere doğru belirli bir sıra dahilinde verilen konu ve uygulamalar, mümkün olabildiği ölçüde sade ve anlaşılır bir dille yazılmaya özen gösterilmiş ve okuyucuların kolaylıkla takip edebilecekleri bir düzen içerisinde sunulmaya çalışılmıştır. Ayrıca her bir konuyla ilgili bir veya birkaç örnek problem çözümlenmiş ve ayrıntılı açıklamaları yapılmıştır.

Eserin öğrencilerimize arzu edilen yararı tam olarak sağlayabilmesi için, çözümü istenen herbir uygulamanın en doğru sonucu alınıncaya kadar çizilmesine ve istenenlerin yapılmasına özel bir önem göstermek gereklidir. Bu eser, kapsam ve içerik yönünden, jeolojik haritalarla ilgili derslerin çeşitli uygulama ve çizim problemlerine yönelik olarak hazırlanmıştır. Bunun yanısıra, jeoloji mühendisliği öğrencilerinin başta genel jeoloji, stratigrafi, yapısal jeoloji, yeraltı jeolojisi ve saha jeolojisi gibi birçok temel derslerin uygulamalarına da yardımcı olacak konu ve uygulamalar içermektedir. Her konudan zengin örnekler içermesi dolayısıyla, jeoloji mühendisliği bölümlerinde okutulan jeolojik harita dersleri ve bu dersin uygulamalarında ve özellikle sınavlarına hazırlık dönemlerinde öğrencilerin rahatlıkla yararlanılabilecekleri bir kaynak kitap özelliği taşımaktadır. Özellikle kıvrımlar ve faylar bölümleri ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve bunlarla ilgili çok sayıda açıklamalı ve örnek çözümlü zengin harita koleksiyonu oluşturulmuştur. Verilen harita uygulamalarında ölçekler genellikle sayısal olup, bunlarda da işlem kolaylıkları nedeniyle 1/10 000 ölçekli olanlar tercih edilmiştir.

Bu eser jeoloji mühendislerinin yanısıra, yerbilimlerinin değişik ilgi alanları ile uğraşan diğer mühendislik ve bilim dallarındaki öğrencilerin bir kısım problemlerine de çözüm getirecek uygulamalar içermektedir. Maden mühendisliği öğrencilerinin, ileride görev yapacakları gerek açık ve gerekse yeraltı maden işletmelerinde, zaman zaman çeşitli stratigrafik ve tektonik işletme sorunları ile karşılaşabilecekleri muhakkaktır. Bu problemlerin büyük ölçüde giderilmesi de iyi bir jeolojik harita ve jeolojik kesit bilgisi ile mümkündür. Diğer yandan yerkabuğunu ve yeraltı yapısını sismik ve elektrik vb. yöntemlerle araştıran jeofizik mühendisliği öğrencileri de, ileride jeolojik olay ve yapılarla ilgili sorunlarla karşılaştıklarında jeolojik haritalarla ilgili yorumlamaları iyi bilmeleri, kendilerine büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Maden veya jeofizik gibi yerbilimlerinin değişik mühendislik alanlarında okuyan öğrencilerimizin de, en başta kayaçlar, faylar, kıvrımlar, uyumsuzluklar vb. birçok jeolojik yapıyı, yatay ve düşey planlarda gösteren harita ve kesitlerle ilgili uygulamalardan rahatlıkla yararlanabilmeleri mümkündür. Benzer şekilde kitap içerisinde ayrıca jeolojik olaylar ve jeomorfolojik yer şekillerinin ilişkilerini sergileyen açıklamalı birçok harita ve kesit çizimleri de yer almaktadır. Genel ilgi alanı, her türlü yer şekillerinin incelenmesini konu alan harita ve coğrafya bölümü öğrencilerinin de, bu kitaptaki birçok uygulamadan rahatlıkla yararlanabilmeleri mümkündür.

Kitap içerisinde en az konuların metinleri kadar, hatta onlardan daha çok şekillerin, çizimlerin ve hesap işlemlerinin yoğun olduğu problem çözümleri ve uygulamaların çok ağırlıklı bir yer tuttuğu görülecektir. Üstelik bu tür çizim ve anlatımların çoğunluğu, aşırı titizlik isteyen açı ve ölçekli çizilen jeolojik harita ve kesitlerin uygulama alanlarına yöneliktir. Çizimler ve uygulamaların önemli bir kısmı, 25 yılı aşkın bir süreyle verdiğim jeolojik harita derslerimdeki işler veya onların temize çekilmiş halleridir. Kitabın ilk baskısını okuyan meslektaşların ve öğrencilerin, kitaptan çok yararlandıklarını bildirmeleri, üstelik aradan geçen bunca yıla rağmen hala öğrencilerin mektup veya telefonla ısrarla kitap istemeleri, beni tekrar bu kitabın ikinci baskısını yapmaya cesaretlendirdi. Bu nedenle de ilk baskısı 1987 yılında, ikinci baskısı 2002 yılında yapılan kitaptaki metin ve şekillerin, yeni bilgiler ve veriler desteğiyle bilgisayar ortamında tekrar revize edilmesinin faydalı olacağına karar verdim.

Elinizdeki kitap içerisindeki tüm şekil ve çizimlerin doğru olması için aşırı titizlik ve büyük çaba sarfedilmiştir. Buna rağmen gözden kaçmış olabilecek eksiklikler ve yanlışlıklar bulunabilir. Kitabın ileriki baskısında düzeltebilmesi bakımından bunları bildirmek zahmetine katlanacaklara şimdiden teşekkür ederim. Diğer taraftan kitabı okuyan veya okutan değerli meslektaşlarımın yapacakları olumlu eleştirileri katkı olarak kabul edeceğimi ve memnuniyetle karşılayacağımı burada belirtmek isterim. Kitabın basımı konusunda gerekli izni veren Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü ’ne teşekkür ediyorum. Eserin öğrencilerimize ve meslektaşlarıma yararlı olmasını diliyorum.

 

Prof. Dr. M. Erkan KARAMAN

 


English French German Italian Portuguese Russian Spanish